
Birçok insan özellikle kadınlar sınır koymayı bencillik sanır.
Hayır demekten çekinir, kırmamak için susar, sevilmek uğruna kendinden ödün verir. Zamanla başkalarının ihtiyaçlarına yer açarken kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmeye başlar.
Oysa sınırlar, insanları uzaklaştıran duvarlar değildir.
Sınırlar, kendimize açtığımız güvenli alanlardır.
Neye evet dediğimiz kadar, neye hayır dediğimiz de kim olduğumuzu belirler. Çünkü her evet bir seçimdir. Ve bazen başkalarına verdiğimiz her evet, kendimize söylediğimiz bir hayır olabilir.
Sağlıklı sınırlar; sevgisizlikten değil, özdeğerden doğar.
Kendi ihtiyaçlarını önemsemek, duygularına kulak vermek ve enerjini korumak bencillik değildir. Bu, kendine duyduğun saygının bir ifadesidir.
Sınır koyduğunda daha az sevilen biri olmazsın.
Tam tersine, kendinle olan bağını güçlendirirsin.
Çünkü gerçek ilişkiler fedakârlıkla tükenmek üzerine değil, karşılıklı saygı ve anlayş üzerine kurulur.
Unutma;
Her “hayır”, özüne söylediğin güçlü bir “evet” olabilir.
Ve bazen dönüşüm, hayatına yeni şeyler eklemekle değil; sana iyi gelmeyen şeylere cesaretle sınır koyabilmekle başlar.
Çünkü kendine değer veren bir kişi, nerede duracağını da bilir, neyi hak ettiğini de.
“Sınır koymak, sevgiyi geri çekmek değil; önce kendine de yer açmaktır.”
